DÖRT KİLİSE Manastırı

Manastır, Artvin ili, Yusufeli ilçesi, Tekkale köyüne yaklaşık 7 km. uzaklıkta, 1350 m. yüksekliindeki bir tepe üzerindedir. Dört Kilise Manastırı kilise, yemekhane, elyazmaları odası ve dört şapelden oluşur. Ayrıca manastıra giden yol üzerinde, Tekkale Köyü’ne varmadan önce bir kale ve içinde bir şapel bulunur. Kilisenin tulaları üzerindeki “İsa David’i korusun” yazısına dayanılarak manastır kilisesi Gürcü Kralı David dönemine (961-1001) tarihlenir.

Dört Kilise Manastırı’nın adı ilk kez 1031 tarihli bir Gürcü elyazmasında geçer. Ioannes ve Euthemios isminde iki azinin yaşamlarının anlatıldıı elyazmasında “Ioannes 965 yılında İsa’nın aşkının ateşi ile dünyadaki nimetlerden vazgeçip o zamanlar çok ünlü olan oktaeklezya manastırına çekildi” denilmektedir. Bu bilgiden manastır kilisesinin 965 yılından önce bitirildii anlaşılır. Dou duvardaki tek satırlık bir yazıttan kilisenin Kral Davit Kropalat tarafından 978-1001 yılları arasında onartıldıı anlaşılır. Bu onarım sırasında orta nef 4 m. yan nefl er ise 2.20 m. yükseltilir. İyi durumda korunmuş olan kilise, dıştan 28.40×18.50 m. ölçülerinde, üç nefl i bazilikal planlıdır. Kilise planı ve boyutları ile Barhal Manastır Kilisesi ile büyük benzerlik gösterir. Kiliseye kuzey, güney ve batı duvarında bulunan birer kapıyla girilir. Batı kapının önüne, sonradan kuzey-güney dorultusunda dikdörtgen planlı üç bölümlü bir mekan eklenmiştir. İçte orta nef, yan neflerden daha geniş ve yüksek tutulmuş olup nef ayrımı, haç planlı dört çift paye ve bunları balayan yarım daire kemerlerle salanır. Orta nefin doğusunda yarım daire planlı apsis ve apsisin iki yanında iki katlı birer oda bulunur. Birer kapı ile yan nefl ere açılan odaların üst katına çıkış bilinmez. Orta nefi n batısında, sonradan eklenen bir galeri katı vardır. Galeri katı, dikdörtgen biçimli, iki serbest, iki duvar payesi ve bunları balayan yarım daire kemerlerle taşınır. Günümüzde galeri katına kilisenin batı cephesindeki pencereden ulaşılır; orjinal çıkışı ise bilinmez. Kilisenin içi, toplam ellidört pencere ile aydınlatılır. Toprak kayması sonucu kilisenin iç ve dış zemin seviyesi yükselmiştir. Orjinalde, kilisenin üç kademeli platform üzerine oturtulduu anlaşılır.

Kilisenin doğu ve batı cepheleri merkeze doru giderek yükselen yedi; kuzey ve güney cepheleri eş yükseklikte on yarım daire kör kemerle hareketlendirilmiştir. Orta nef dıştan çift pahlı çatı, yan nefl er ise tek pahlı çatı ile örtülüdür. Yan nefl erin çatıların üzerinden görünen orta nefi n kuzey ve güney duvarlarında, eş yükseklikte onüç yarım daire kör kemer bulunur. Pencere kemerlerinde, bitkisel ve geometrik süslemeler ile dou cephede haç motifi bulunur. Çatıyı kaplayan orijinal kiremitlerin bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Kilisenin dış duvarlarında düzgün kesme taş iç duvarlarında ise dönüşümlü olarak tula ve taş kullanılmıştır.

1036 yılında kilisenin apsisi beş şerit halinde, duvar resmi ile bezenir. En üst şeritte, meleklerin taşıdıı bir tahtta oturmuş İsa, ve gagasında bir haç tutan güvercin, alt şeritte, Meryem melekler arasında tasvir edilmiştir. Apsis penceresinin iki yanındaki şeritte, ellerinde Gürcüce rulolar tutan peygamber ve rahip tasvirleri, onun altındaki şeritte “Meryem’e Müjde”, “İsa’nın Vaftizi” ve tanımlanamayan bazı İncil konulu sahneler bulunur. Apsis penceresi içinde elinde kilise modeli tutan, başı haleli bir kadın portresi vardır. Kilisenin kuzeybatısındaki yemekhane dıştan 21.00×13.00 m. boyutlarında, dou-batı dorultusunda dikdörtgen planlıdır. Yapıya dou ve kuzey duvarlarındaki birer kapıyla girilir. Yemekhanenin içi dört payeye atılan kemerlerle dou-batı dorultusunda güneydeki daha geniş iki nefe ayrılmıştır. Yemekhanenin güney duvarındaki başka bir kapıdan elyazmaları odasına geçilir. Elyazmaları odası dıştan 17×5.50 m. boyutlarında ve kuzey-güney dorultusunda dikdörtgen planlı, doğudan kilisenin batısına sonradan eklenen mekana; kuzeyden yemekhaneye bitişiktir. Manastırda bu kadar büyük boyutlu yemekhane ve elyazmaları odasının bulunması burada kalabalık bir keşiş grubunun yaşadıını ve manastırın elyazmaları bakımından önemli bir merkez olduunu kanıtlar.

Manastırın yaklaşık yüz metre çapında bir alan içinde biri günümüze ulaşamamış toplam dört şapeli bulunur. Şapellerden biri kilisenin güneydousunda, biri derenin karşı kıyısında ve ikisi kilisenin batısındaki tepededir. Kilisenin 6 metre güneydousundaki 10.20×6.50 m. boyutlarındaki, iki katlı mezar şapeli dou-batı dorultusunda dikdörtgen planlıdır. Örtü  istemi dışında ayakta olan şapelin, doudan girilen alt katı gömü yeri olarak kullanılmış olmalıdır.

paylaş

proje

datur