KUTAİSİ BAGRAT Katedrali

830 yılında Kral I. Büyük Aşot’un ölümüyle bölünen Gürcü beylikleri, 1011 yılında tarihe III. Bagrat adıyla geçen Kartli Kralı Bagrat tarafından yeniden biraraya getirilir. Bu tarihten başlayarak Doğu ve Batı Gürcistan toprakları tek bir birleşik Gürcü krallığına dönüşür. Bir anlamda III. Bagrat (ölümü 1014) Beylikler Dönemi’ni sona erdirmiş ve Birleşik Gürcü Krallığı dönemini başlatmıştır. Bu tarihten sonra Tao-Klarjeti Bölgesi’nin önemi azalmış, yapı etkinliği başkent Kutaisi etrafında yoğunlaşır.

Kral III. Bagrat (978-1014) döneminin mimarlık etkenlikleri ile başlayan Gürcü mimarisinin “Altın Çağı” Kutaisi’deki III. Bagrat Katedrali, Alaverdi’deki Aziz Georg Katedrali ve Kartli’de, Mşeta’daki Sveti-Şoveli Katedrali ile doruğa ulaşır.

Kutaisi Katedrali üzerindeki yazıtlara göre Gürcü Kralı III. Bagrat tarafından inşa ettirilmiş ve Meryemana’ya adanmıştır. Kutaisi’de kente hakim bir tepe üzerindeki yapı, kaynaklarda III. Bagrat Katedrali olarak da anlatılır.

Katedralin kuzey penceresindeki bir yazıta göre zemin döşemesi 1003 yılında tamamlanmıştır. 11. yüzyılda, kilisenin yaklaşık 20 metre güneybatına üç katlı bir çan kulesi yapılmıştır.

Katedral 1691 yılındaki Osmanlı akınları sırasında zarar görür. 1963–1982 yılları arasında yapılan ve günümüzde de sürdürülen onarım çalışmaları sonunda katedral ve çevresi açık hava müzesine dönüştürülmüştür.

Kutaisi Katedrali, yaklaşık 43.00X35.00 metre boyutlarında kubbeli haç plan tipindedir. Yapıya giriş kuzey, güney ve batı haç kollarının duvarlarındaki kapılardan sağlanır.

Kare planlı orta mekan, dört serbest destek üzerine oturan yüksek kasnaklı kubbe ile örtülüdür. Merkezi mekan dört yönde, haç kollarıyla genişletilmiştir. Doğu, kuzey ve güneyde eş boyutlu olan haç kolları yarım daire planlı apsislerle sonlanır. Bu şekliyle Öşk, Manastırı Vaftizci Yahya Kilisesi plan tipini tekrarlar.

Doğudaki ana apsisin iki yanındaki mekanlar iki katlıdır. Diğer haç kollarına göre iki kat daha uzun yapılan batı haç kolu, bir çift sütun ile taşınan kemerlerle üç nefe ayrılır. Yan nefler üzerinde “U” biçiminde dolaşan, günümüze ulaşmamış bir galeri katı vardır. Batı kol dışta üç yönden –kuzey, batı, güney- kemerli açıklıkları olan mekanlarla çevrelenir. Kuzeydeki mekanın içinde, toprağa gömülü halde, bir dizi şarap saklamaya yarayan küp bulunur.

Katedralin düzgün kesme taşlardan örülen dış duvarları, Öşk Katedrali’nde olduğu gibi kör kemer dizileri ve aralarındaki derin nişlerle hareketlendirilmiştir. Dışta pencere ve kapı çerçevelerinde geometrik ve bitkisel süslemeler bulunur. 11. yüzyıl ortalarında, girişler önüne eyvan şeklinde düzenlenmiş ve üç kemerli bir düzenlemeyle dışa açılan birer mekan eklenmiştir. Bu mekanlar içindeki sütun başlıkları üzerine, yüksek kabartma tekniğinde, güç ve koruyucu sembolü arslan, kartal, boğa gibi hayvanlar bulunur.

Katedralin tüm örtü sistemi yıkık haldedir. Bir Rus elçisinin katedralin içinde gördüğü mozaik tekniğinde yapılmış süslemeler de günümüze ulaşmamıştır.

paylaş

proje

datur