Kaleler

Genelde orta çağa tarihlenen bir çok kale ve gözetleme kulesi Çoruh kıyılarını süsler. Antik dönemin önemli kaynağı Strabon “… zira genel olarak Paryadros dağ silsileleri arasında iyi sulanmış ve ormanlık yerler olduğundan ve birçok yerleri derin dereler ve dik uçurumlarla temayüz ettiğinden büyük kaleler yapmağa çok elverişlidirler…” der.

Bahçeli Kalesi

Yusufeli-Öğdem yolu üzerindeki kale, Yusufeli’nin 10 km. kuzeyinde ve Bahçeli köyünün 1 km. kuzeybatısında, Derekapı mevkiinde yer almaktadır. Kalenin doğusundan Barhal çayı geçmektedir. Yaklaşık 700 m. rakımda bulunan kale, 60 m. yüksekliğindeki bir ana kaya üzerine kurulmuştur. Doğu-batı doğrultulu kalenin girişi, diğer yönler uçurum olduğundan güneydedir. Çevreye tamamen hâkim bir konumda olan kale, günümüze büyük oranda sağlam olarak gelmiş kalelerdendir. Güneyinde bir su sarnıcı bulunmaktadır. Sarnıcın içi Çevreli kalesinde olduğu gibi irili ufaklı taşların kireç harcı ile örülmesi sonucu oluşturulmuştur. Hala ayakta kalan surlarının Ortaçağdan kaldığı, moloztaş örgü sisteminden anlaşılmaktadır. Kale, baraj sularının etkisini kısmen hissedecektir.

Çevreli Kalesi

Yusufeli-Kılıçkaya yolu üzerinde ve Yusufeli’nin 19 km. güneybatısındaki Çevreli köyünün 500 m. kadar güneybatısında, Meydan mahallesinde yer almaktadır. Girişi kuzeybatıdan olan 770 m. yüksekliğindeki kalenin, doğu duvarları hariç hemen hemen tüm duvarları sağlam durumdadır. Kale bölgedeki diğer kaleler gibi ana kaya üzerine sur duvarlarının oturtulması ile yapılmıştır. Ortaçağ dönemine ait moloztaş duvar örgü sistemi, kalede açık bir şekilde görülmektedir. Çoruh Nehri’ne yakın kalelerden biridir. Kalenin yaklaşık 1 km. güneyinden Çoruh Nehri, biraz daha güneyinden Yusufeli-İspir karayolu, hemen kuzeyinden ise Güngörmez deresi geçmektedir. Kalenin hemen ortasında bir su sarnıcı kalıntısı bulunmaktadır. Sarnıcın içinin, irili ufaklı taşlarla harç kullanılarak örüldüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca kalenin ortasında tüm duvarları ayakta olan, ilk incelemelere göre gözetleme kulesi olabilecek bir yapı kalıntısı mevcuttur. Bölgede yer alan en büyük kalelerden birisidir.

Demirkent Kalesi

Yusufeli’ne 29 km. mesafedeki Demirkent köyüne 16 km. uzaklıkta ve 1730 m. yükseltide bulunmaktadır. Çevreye tamamen hâkim bir noktada bulunan kale oldukça yüksek bir anakaya üzerine kuzey-güney doğrultulu olarak yerleşmiştir. Kalenin doğuya bakan iki giriş kapısı vardır. Ortaçağ kalelerinde sıkça rastladığımız moloz taş örgü sistemi ile oluşturulmuş bir duvar yapısına sahiptir. Duvarlar kalenin üzerine kurulduğu anakaya ile bütünlük sağlamaktadır. Duvarın bittiği yerde anakaya adeta bir duvar görevi görmektedir. Sur duvarları daha çok kalenin doğu ve batısında korunmuştur.

Devedağı (Fısırik) Kalesi

İspir’e 33 km. uzaklıktaki Devedağı köyünün güneybatısında, köyün girişinde ve tüm ovaya hâkim konumdadır. Üçgen biçiminde yükselen sarp kayalıkların üstüne kireçli harç ve kesme taşlarla oturtulan kale tamamen Karadeniz yayla mekânları tipinde inşa edilmiştir. Doğu-batı yönünde uzanan kalenin güney ve güneydoğusu tamamen çam ormanlarıyla kaplıdır. Batısından Müezzin Çayı geçen kalenin bulunduğu ana kayanın üstü kısmen düzeltilmiştir. Çok tahrip olmasına rağmen güney surları nispeten korunmuştur. Sur duvarlarındaki moloztaş örgü sisteminden yola çıkarak Ortaçağa tarihlendirilmektedir. Diğer yönler sarp olduğundan olasılıkla buralarda sura ihtiyaç duyulmamıştır. Kalenin kuzeydoğu temel duvarlarına ahşap bir bina inşa edilmiştir. Günümüzde kullanılmayan bu bina oldukça eskidir. Yine kuzey duvarına paralel ve teraslama tekniği ile inşa edilmiş bir mekân bulunmaktadır. Mekânın girişi 60 x 60 cm. boyutlarında, bir pencere açıklığı şeklinde ve üstten verilmiştir. 8 x 8 m. boyutlarında ve günümüzde cami olarak kullanılan mekân kaleyi ikiye bölmektedir. Kalenin, doğu mekânı, batı mekânına göre daha geniş olup güneye açılan ve bugün büyük bir kısmı yıkılmış olan giriş kapısının genişliği yaklaşık 3.50 cm. civarındadır.

İspir Kalesi

Kale, İspir şehir merkezinde, Çoruh Nehri’nin kuzeyinde ve yüksek bir kayalık üzerine kurulmuştur. Anakayanın doğal şekline göre oluşturulan kalenin Çoruh Nehri’ne bakan kısmı oldukça diktir. Dış kalenin şehir tarafındaki duvarları yıkılmıştır. Kale ve kale camisinin duvarlarının alt kısımları suların sürükleyip aşındırdığı nehirden toplanmış değişik renkte taşlar, üst kısımlar ise düzgün kesme taşlar ile inşa edilmiştir. İspir kalesindeki mescidin ince minaresi aynı zamanda bir gözetleme kulesi olarak yapılmıştır. Kalenin batısında Çoruh Nehri’ne inen bir su tüneli vardır. Bu su tüneli yol yapımı sırasında tamamen tahrip olmuştur. Kalenin batı duvarları ve burçları halen sağlam olmasına rağmen doğu sur duvarları tamamen tahrip olmuştur. Mevcut duvar yapıları Ortaçağ duvar örgü sistemi olan moloztaş örgü sistemi ile yani düzensiz taşların horasan harcı ile karıştırılmasıyla yapılmıştır. Kalenin duvarları ve giriş kapısı Kültür Bakanlığı’nca restore edilmişse de restorasyon işlemleri tamamen bitmemiştir. Restorasyon işlemleri kale mescidinde de devam etmiş, tavanı restorasyondan önce yağmur ve kar sularından etkilenmezken restorasyondan sonra mescit su sızdırmaya başlamıştır.

Kılıçkaya (Ersis) Kalesi

Yusufeli’ne 26 km. mesafedeki Kılıçkaya beldesinin 4 km. kadar kuzeydoğusunda kaleboynu mevkiindedir. 1900 m. yükseltide kurulan yapı, konumu nedeniyle kaleden çok gözetleme kulesi olabileceği fikrini vermektedir. Ulaşılması zor bir noktada bulunmasına karşın oldukça hasar görmüş, sadece batı duvarlarının bir kısmı ayakta kalmıştır. Tüm yönlerden görünmesi ya da bütün bölgeyi kontrol altında tutuyor olması da konumunu daha da önemli bir hale getirmektedir. Sağlam olarak kalan duvarlarının mimarisi Ortaçağa aittir.

Kınalıçam (Aşpişen) Kalesi

Kale, Yusufeli’nin 25 km. güneydoğusundaki Kınalıçam köyünün yaklaşık 1 km. kadar güneyindeki Görgülü (Livasor) mahallesinde doğu-batı doğrultulu olarak uzanmaktadır. 1740 m. yüksekliğindeki kalenin, güneyinden Erzurum-Yusufeli karayolu ve Oltu Çayı geçmektedir. Kale oldukça yüksek bir kayalık üzerinde çevreye ve Erzurum-Artvin karayoluna tamamen hâkim bir konumda bulunmaktadır. Günümüzde büyük oranda hasar gören kalenin, üzerine oturduğu ana kayanın yüksekliği yaklaşık 60 m. kadardır. Ortaçağ kalelerinde sıkça görülen harç kullanılarak yapılan duvar örgüsüne sahiptir. Konumu itibari ile gözetleme kulesi olarak kullanıldığı fikrini vermektedir. Güney tarafı günümüzde tamamen uçurum olan kalenin girişi büyük ihtimalle kuzeyden verilmiştir. Kaleye ulaşım son derece güçtür. Kale ve çevresinde yapılan araştırmalarda hiçbir keramik buluntusuna rastlanmamıştır.

Maden Kalesi

Kale, İspir’e 15 km., Maden kazasına ise 2 km uzaklıktadır. Erzurum-İspir karayolunun kuzeyinde, Maden’in doğusunda yer almaktadır. Kale, Erzurum-İspir karayoluna hakîm, kısmen dik ve eğimli bir kayalık üzerine kurulmuştur. Kalenin hem güney hem de kuzey duvarları iyi korunmuş durumdadır. Doğu-batı doğrultulu kale iki mekândan oluşmaktadır. Ana kayanın üzerinde yer alan kalenin doğu mekânı, batı mekânına göre daha yüksek ancak daha dardır. Kale surları anakayanın yapısına uydurulmuştur. Kalede iki ayrı duvar tekniği kullanılmıştır. Batı mekânındaki surlarda harçlara rastlanırken, Doğu mekânındaki surlarda harç kullanılmamıştır. Kalenin temel taşları daha büyük olmakla beraber taşların boyutu kale surları yükseldikçe küçülür. Giriş, kalenin güneyindedir, ancak kuzeybatıdan geçen su yatağına daha kolay ulaşmak için kuzeyden 1 x 1.50 cm. ebatlarında ikinci bir açıklık bulunmaktadır. Güney sur duvarlarının hemen altında, teraslama şekli ile oluşturulan bir mekânda iki adet su sarnıcına rastlanmıştır. Sarnıçların derinliği tabanındaki dolgu sebebi ile tespit edilememiştir.

Tekkale

Yusufeli-Kılıçkaya karayolu üzerinde ve Yusufeli’ne 7 km. mesafedeki Tekkale köyünün Kaledibi mahallesinde, mahallenin hemen girişinde yer almaktadır. Doğu-batı doğrultulu kale 730 m. yüksekliktedir. Dört tarafı da uçurum haline gelen dik bir kayalık üzerine kurulduğu için, kaleye ulaşım bulunmamaktadır. Kayalığın en yüksek yerleri doğu ve güney kısımlarıdır. Ayakta kalan güney sur duvarları Ortaçağ dönemine ait moloztaş örgü sistemiyle yapılmıştır. Ayrıca küçük bir şapel kalıntısı bulunmaktadır. Gerek sur duvarları gerekse kaledeki bu mekân büyük oranda tahrip olmuştur. Güneyinden Çoruh Nehri ve Yusufeli-İspir karayolu geçen kale baraj sularının etkisi altında kalacaktır.

Yokuşlu (Nihah) Kalesi

Yusufeli’nin, Yokuşlu köyünün Bağlık mahallesinde yer alan kale, 930 m. yükseltide yer almaktadır. Yusufeli-İspir sınırındaki kale Yusufeli’ne 32 km., İspir’e ise 45 km. mesafededir. Çoruh Nehri’ne yakın kalelerden biridir. Yusufeli-İspir karayolu kalenin hemen kenarından geçmektedir. Yokuşlu köyünün 1 km. kadar kuzeybatısında yer alan kalenin hemen kuzeyinden Çoruh Nehri akmaktadır. Kale büyük oranda tahrip olmakla beraber doğu duvarları ayaktadır. Genel olarak kalenin sur duvarlarında kullanılan moloztaş örgü sisteminin varlığından yola çıkarak Ortaçağa tarihlendirilebilir. Çevreye ve yola hâkim bir konumda bulunmakla birlikte fazla yüksek olmayan eğimli bir kayalık üzerinde bulunmaktadır. Bölgedeki diğer kalelere oranla büyük olarak değerlendirebileceğimiz kale baraj sularının etkisi altında kalacaktır.

paylaş

proje

datur