Camiler

Çoruh Vadisi’ndeki tarihi camilerin hemen hemen tümü 19. yüzyıl eserleridir. Ulaşımı güç bir bölgede yerel mimari özelliklerine uygun olarak yapılmış bu binalar iyi bir taş ve ağaç işçiliği ile dikkat çekmektedir. Çoğu kareye yakın planlanmış ve kırımlı bir çatı ile örtülmüştür.

İspir

Çarşı Camii (Tuğrulşah Camii)

 İspir’e girerken yolun solunda bulunan Çarşı Camii, Erzurum’un 1200-1225 yılları arasındaki Selçuklu idarecisi Tuğrul Şah yönetiminde hizmet vermiş olan Atabey Erdemşah tarafından yaptırılmıştır. Yazım hataları olan girişteki kitabe yapım tarihi olarak 1220 yılını vermektedir. Binanın duvar ve kapısı günümüze kadar bozulmadan gelmiştir. Ancak, çatı 20. yüzyıl ilk yarısında yeniden yaptırılmıştır. Çatıyı taşıyan kabaca işlenmiş 4 ağaç gövdesi camiye ilginç bir hava katmaktadır.

Kale Camii

Kale iç duvarları içindeki mescidin, günümüze hiç bir kitabenin kalmamasına ragmen, Saltukluların eseri olduğu düşünülmektedir. Cami duvarlarının alt kısımları yontulmamış taş ile yapılmışken, üst taraflarda düzgün kesme taşlar kullanılmıştır. Bina 10.80′a 9.5 m boyutlarına sahiptir. Giriş kapısı ve sekizgen kubbenin taşıyıcı köşeleri stalaktitlerle süslenmiştir. 18 m yüksekliğindeki minarenin ana gövdesi oldukça iyi korunmuşken şerefesi ve külahı zaman içinde kaybolmuştur.

Kadıoğlu Medresesi

Kadıoğlu Medresesi’si Çarşı Camii’nin karşısında, İspir girişinde yola paralel akan çayın sağ kıyısındadır. 1759 yılında ölen Kadıoğlu Mehmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. Babası İspirli bir kadın ile evli idi ve kendisi Erzurum müftüsü olarak yaklaşık 15 yıl hizmet vermişti. Medrese, İspir’e 10 km uzaklıkta bulunan Kalkons köyünden taşlar kullanılarak, düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. Medrese içinde Öğretmen ve öğrenciler için 10 oda bulunmaktadır.

Sultan Melik Mescidi

 Mescit, Çarşı Camii’nin karşısında, çayın diğer yakasında, Kadıoğlu Medresesi’nin yanındadır. Saltanatı, kendi istegiyle ya da zorla, 1200 ya da 1201 yılında biten son Saltuk Sultanı Melik Şah tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Çoruh Vadisi’nin bu en eski anıtı zaman içinde çok hasar görmüştür; kubbe çok fazla etkilenmiştir. Binadan kalanın kurtarılması gerekmektedir.

Yusufeli

Bakırtepe Camii

Girişteki kitabeye göre camii 1896′da inşa edilmiştir. 11*12 m boyutlarındaki ana mekan, 3.75 m derinliğindeki son cemaat mekanı ile uzatılmıştır. Kuzey duvarındaki mahfilden çıkılan sac kaplı ağaç minare binanın kuzey-batı duvarına yerleştirilmiştir. Ağaç tavan ortada 3.75 m çapında yine ağaç bir kubbe ile zenginleştirilmiştir. İç mekan canlı renklerle boyanmıştır.

İnanlı Camii

Girişteki kitabeye göre camii 1896′da inşa edilmiştir. 11*12 m boyutlarındaki ana mekan, 3.75 m derinliğindeki son cemaat mekanı ile uzatılmıştır. Kuzey duvarındaki mahfilden çıkılan sac kaplı ağaç minare binanın kuzey-batı duvarına yerleştirilmiştir. Ağaç tavan ortada 3.75 m çapında yine ağaç bir kubbe ile zenginleştirilmiştir. İç mekan canlı renklerle boyanmıştır.
Yaylalar Camii
Yaylalar Camii, bugün bile ulaşılması güç bir bölgede, özenli taş işçiliğinin iyi bir 19. yüzyıl örneğidir. Girişteki kitabe, Çüstoğlu sülalesinden İbrahim ve Halil Ağaların ve köylülerin desteğiyle caminin 1891′de yenilendiğini belirtir. Ancak, binanın ilk inşa tarihini belirtir hiç bir kitabe yoktur. Ana bina düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. 11.90*11.60 m büyüklüğündeki ana mekanın kuzey duvarına iki katlı küçük bir bina eklenmiştir. Minarenin temelleri halen batı duvarında görülebilir. ’80′lerde gelen bir çığ binanın son cemaat mekanını tamamen yok etmiştir. Kuzey duvarın ortasındaki giriş kapısı özenli ama basit tezyinlidir. İçeride, dört ağaç sütun tarafından taşınan U şekilli ağaç mahfile giriş kapısının hemen yanındaki ağaç merdivenlerle çıkılır.

paylaş

proje

datur