İklimler ve Zonlar

Bölgeyi, yüksekliğe bağlı olarak kabaca dört ayrı iklim bölgesine ayırmak mümkündür. Bu bölgelerin vadiden vadiye bazı değişiklikler gösterebileceğini de belirtmek gerekir:

  1. Nemli vadi tabanı
  2. Sıcaklığın 40 C°’ye kadar yükseldiği ve suya erişimin çok kısıtlı olduğu kurakçıl tepeler
  3. Sıcaklıkların daha mutedil olduğu subalpin tepeler ve
  4. Kışların uzun, vejetasyon süresinin kısa olduğu yüksek dağlar.

Detaylı Bilgi

İklim Bölgeleri

Vadi Tabanı

Ekili Araziler

Köylerin ve kasabaların etrafındaki araziler tarımsal amaçla kullanılmakta ve çeşitli tahıllar, meyveler ve sebzeler yetiştirilmektedir. Ilıman iklim koşuları zeytin, incir, nar ve dut ağaçlarının yetişmesine olanak sağlamaktadır. Dut bölge için ekonomik öneme sahip olup yörenin dut pekmezi ve dut pestili ünlüdür. Çoruh vadisinde pirinç de yetiştirilmektedir. Vadinin genişlediği yerlerde yetiştirilen pirinçler nehir suları ile sulanmaktadır.

Çoruh Vadisi Tabanındaki Yabani Çiçekler

Bu bölge, krem rengi çiçekleri nehir yatağındaki kum birikintilerini süsleyen Acı Meyan (Sophora alopecuroides) gibi birçok ilgi çekici türe ev sahipliği yapar. Hemen yakınında sardunya olarak da bilinen Pelargonium Enlicherianum’lar ise pembe çiçekleri ile gri kayalara meydan okumaktadır. Ekili alanların yanında birbirinden güzel yabani çiçekler bulunur. Bu göz kamaştırıcı güzelliğe sahip nadir bitkilerden biri de Neotchichatchevia Isatidea’dır. Yeşil gövdeleri ve mor çiçekleri ile yol kenarlarındaki kayalıklarda boy gösterirler. Yol kenarları kaparilerle (yörede kapariye yılan karpuzu denilmektedir) doludur. Donuk beyaz-mor renkteki narin çiçekleri yalnızca sabah ve öğlen arasında kısa bir süre için açan kapariler, ünlü İspir balını yapan arıların en sevdiği bitkilerden biridir. Kapari tomurcukları ise mutfakların vazgeçilmezlerindendir.

Kurakçıl Tepeler

Ekili yeşil alanların yukarısında yer alan bitki örtüsü, Çoruh havzasının dar vadilerini çevreleyen tepelerin kuru iklim koşullarına uyum sağlamıştır. Step karakterli bir arazi yapısından söz etmek mümkündür. Buna rağmen çıplak tepelerde zengin bir kurakçıl otsu bitki çeşitliliği mevcuttur. Bitkiler şiddetli güneş ve az suya rağmen hayatta kalmak için ilginç mekanizmalar geliştirmişlerdir. Cırcır böceklerinin cıvıltısı, aromatik bitkilerin kokusu ve aşırı sıcaklık bu bölgede ayrı bir atmosfer oluşturur. Çalılar ve bodur ağaçlarla kaplı bu bölge ilk bakışta cansız görünse de daha yakından bakıldığında taşlar ve ardıç ağaçlarının, küçük mor Yağmur Çiçekleri (Xeranthemum Annuum L.) veya Sarı Ketenler (Linum Mucronatum subsp. Armenum) gibi birçok bitki türünü barındırdığı anlaşılır. Dağınık bir şekilde bulunan çam ve meşe ağaçlarının gölgesi sıcaklara karşı korunma sağlar. Akşam güneşinde yeşil alanlar rengârenk araziyle bir ahenk oluşturmakta ve Çoruh Vadisi’nin yamaçları büyüleyici bir renk cümbüşü halinde ışıldamaktadır.

Subalpin ve Alpin Bölge

Yan vadilerde hızla akan dereler takip edildiğinde çam ağaçlarının gölge yaptığı çimenlerin arasına kır çiçeklerinin serpilmiş olduğu görülür. Kuru tepeler ile verimli yeşil çayırlar arasındaki dramatik geçiş vadiden vadiye değişiklik gösterir. Dik yamaçlar, dağ eteğindeki taş yığınları ve granit kayaları; sulak alanlar, verimli otlaklar ve orman kaplı tepeler takip eder. Artan yükseklik ile birlikte ağaç sayısı fazlalaşır ve çamlar, ladinler ve köknarlar karışık bir orman oluşturmaya başlarlar. Ormanlar özellikle daha fazla yağış alan kuzey yamaçlar boyunca uzanır. Kırmızı Şakayık (Paeonia Mascula) gibi çalılar, Kızamıklar (Berberis Vulgaris) ve Doğu Kartopları (Viburnum Orientale) ile topluluklar oluşturur. Bu yüksekliklerde sıkça rastlanılan yabani soğanlar (Allium sp.) ise esen rüzgâra göre salınırlar.

Çayırlar

Yukarı doğru kozalaklı ağaçlar, yaprağını döken ağaçlar, süslü orman gülleri ve renkli çiçek açan çalıların yerini kır çiçekleri alır. Sarp kayalar ve taşlı tepeler her mevsimde büyüleyici olan çayırları çevreler. Ot biçme mevsimi olan yazın çayırlar, kuru ot yığınlarıyla renklenir, sonbaharda ise güneşten kuruyan çayırlar turuncu ve altın sarısına boyanır, kışın beyaza bürünen çayırlardaki ağaçlar güneşte parıldar, baharda ise çayırlar kır çiçekleriyle kaplanır. Yabani gelincikler, turuncu ve kırmızı renkleri ile göz kamaştırır. Dere kenarlarında çok sayıda Doğuhaşhaşı (Papaver Orientale) ve endemik gelinciklere (Papaver Laterium) rastlamak mümkündür. Büyüleyici bir güzelliğe sahip olan gelincikler, M.Ö. 5000 yıllarında Orta Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilmekteydi. 2000 m’lere çıkıldığında açık sarı Oxlip (Primula elatior subsp. Pallasi) ve parlak sarı Çuha çiçeği (Primula Veris subsp. Columnae) gibi nadir türlere rastlanır. Pastel moru Ayı Kulağı (Primula Auriculata), turuncu Kırmızı Düdenler (Geum Coccineum) ve Dragonwort (Polygonum Bistorta) dere boylarına yayılmıştır. Sarı ve lacivert renkli Kadife Çiçeği ve Kantaron (Gentiana Asclepiadea) ise koyu yeşil çimenler arasında birer yıldız gibi parlar. Yörede Karga Soğanı olarak adlandırılan koyu mor Dağ Sümbülü (Muscari Armeniacum) ve pembe mor karanfiller çayırlarda birbirine karışır. Yakı Otu (Epilobium Angustifolium) ve pastel moru Burçaklar (Coronilla Varia) yol ve patikaların kenarlarını süslerler. Otlaklarda hoş bir kokunun yayılmasına neden olan nane, adaçayı ve kekik gibi aromatik bitkiler, yerel yemekleri tatlandırmak ve şifa bulmak için kullanılır.

Kayalıklar ve Dağ Eteklerindeki Taş Yığınları

Granit kayalardan fışkıran suyun küçük çağlayanlar oluşturduğu Barhal yolunda, halk arasında Dam Oruğu denen Sedum Pilosum bulunmaktadır. Yol boylarında böğürtlenler, patika boylarında ise yabani Gülhatmiler aralıklı olarak sıralanır. Sarp kayalıklar mor Gece Menekşesi (Hesperis Matronalis) kümeleri ile dolu olup küçük Kaz Tereleri (Arabis Caucasica) safi beyaz çiçekleriyle granit kayalara meydan okurlar. Kaz Terelerinin arasında gök mavisi rengindeki endemik Yavşanotlarına (Veronica Oltensis) bol miktarda rastlanır.

Alpin Çayırlar

Yüksek bölgelerde yaşam koşulları daha da çetin hale gelir. Büyüme süresi çok kısa olup arazi yaza kadar kar ile kaplıdır. Baharda, Ağlayan Gelinin (Fritillaria Latifolia) akaju moru rengindeki çanları Moryayla ve Devedağı Geçiti’ndeki ıslak çayırlarda topraktan adeta fışkırır. Kılıçkaya’nın yukarısında Tulipa Julia’lar mayıs ayında çiçek açmaya başlar. Ayrı bir güzelliğe sahip olan Yaylalar vadisinde mosmor taç yaprakları ve açık sarı orta kısmı (dişi organı) ile Manisa Lalesi (Anemone Albana) ve Narcissus Anemone’a yaygın olarak rastlamak mümkündür.

 Zonlar

Bölge, doğal olarak ağaç sınırının altındaki ve doğal ağaç sınırı üstündeki alanlara bölünür, ancak iklim ve jeolojiye göre alt seviye bölümler de yer alır. Ana bölümler ve her seviyedeki bazı özellikler ise şöyle:  

Ağaç Sınırının Üstünde (1800 la 1400 m Arası)

Son buz çağı sırasında, bu alan buz levhası altında bulunuyordu. Kaçkar’ın granit çıkıntıları bir zamanlar birçok büyük buzul üzerinde duruyordu. Karakteristik manzara, ana açık alan kolları ile bölünen U şeklindeki vadiler ve ana vadilere bitişik asılı vadilerdir. Davalı Yaylası civarında, Sırakonaklar Köyü’nün üzerindeki alan buna mükemmel bir örnek. Dağ döküntüsü levhaları, bazı eğimleri ve genellikle küçük göllerle tutulan buzulların düşürmüş olduğu buzultaşı yığınlarını kaplar. Buzulların oluşturduğu göllere verilecek iyi örnekler arasında Yedigöller’deki göller ve Sırakonaklar üzerindeki vadinin başında bulunan buzyalağı gölleri yer alır. Buz ile yuvarlatılmış olan iri kaya yığınları bazı vadilere doldurmuştur; Olgunlar’da bunun güzel bir örneği bulunabilir. Kuzeye bakan eğimlerde, 2200 m üzerinde, az miktarda da olsa ormangülü çalılıkları bulunur. Güneye bakan eğimlerde, bodur huş ağaçları ve iğneli çamlar yer alır. Ağaç sınırının yukarısında bulunan ve suyun mevcut olduğu düz alanlar, büyük baş, küçükbaş hayvanların otlaması için yaz otlak alanı olarak kullanılıyor.

 Yaprağını Dökmeyen Ağaç Ormanları (900m ile 200 m)

Çamlar (Pinus Sylvestris), daha kuru olup, genellikle güneye bakan yamaçlarda büyür. Köknarlar (Abies Nordmanica) kuzeye bakan eğimlerde bulunur. Kayalık alanlar ardıç ağacının (Juniperus Oxycedrus ve Communis) yayılım alanıdır. Bodur meşe ağacı (Quercus Petracea) kuru eğimlerde yetişir.

 Çayırlık Alanlar, Sekler Ve Yamaçlar ( 2000 m Altında)

Alanın güney kısmında, ağaç örtüsü seyrektir ve köylerin etrafındaki tepe yamaçları genellikle tarımsal üretim için kullanılır. Nispeten kuru alanlar hayvanların otlatılması için kullanılır. Çayırlık tarafındaki ağaçlar arasında erik, ayva ve elma ağaçları, üvez ağaçları ve akçaağaçlar ve dereler boyunca bodur söğütler yer alır. Fındıklar koruluk oluşturur ve daha düşük irtifalarda zeytin yetiştirilir. Tortum’un doğusunda Narman civarında, rüzgâr ve suyun etkisi ile 2-3 milyon yıl önce meydana gelen peri bacalarının bulunduğu vadiler yer alır. Bu yapılar 12 kilometrekarelik bir alan oluşturur, ve Narman – Pasinler yolu boyunca 11 km kadar devam eder. En ilginç oluşumlar, Yoldere civarında bulunur. Peribacaları burada turuncu ve kırmızı renklidir ve baharda yeni yeşil bitkilerin yanında etkileyici bir görünüm sergiler. Peribacaları arasındaki vadi yakaları kaygan olabilir. Ayrıca bu alanda yastık şekilli lav blokları yer alır, bunlar toprak altı volkanik patlama ile oluşmuştur.

 Vadi Tabanları

İspir’den Yusufeli’ne kadar Çoruh Nehri’nin oluşturduğu Çoruh Vadisi, Tortum’dan Uzundere’ye ve oradan da Tortum Çayı’nın Çoruh ile birleştiği noktaya kadar inen Tortum Vadisi iki ana yerleşim çizgisini oluşturur. Ancak vadi sayısı, bu iki ana vadi ile sınırlı değildir. Çoruh ve Tortum Vadileri, sularını iştahla kendilerine taşıyan onlarca vadi tarafından kesilirler. Değişen uzunluklara sahip bu küçük vadilerin her biri, belde ve köy düzeyindeki yerleşim yerlerini barındırır. Ana ve tali vadilerdeki alüvyonlu topraklarda, zengin sebze ve meyve bahçeleri, çeltik tarlaları ve bostanlar (Yusufeli tarafında) vardır. Arazi çok değerlidir, genellikle boş bırakılmaz. Belde ve köy yerleşimleri, bazen vadiler boyunca, 20 kilometreye kadar çıkabilen mesafelerde dağınık mahalleler ve evler şeklinde görülebilir. Meyve ve sebze bahçeleri arazinin kıymetli olduğu vadi tabanlarında yer alırken, vadilerin nispeten yüksek yanlarında, küçük otlaklar ve hububat tarımı yapılan tarlalar bulunur. Vadi tabanından yukarılara doğru gidildikçe, mezra şeklinde adlandırılan ve genellikle yaz aylarında tarımsal amaçlarla iskân edilen küçük yerleşim yerlerine ulaşılır. Erzurum’dan Yusufeli’ne giderken birkaç yüzyıl önce gerçekleşmiş olan bir heyelanın neden olduğu Tortum Gölü’nden geçeceksiniz. Bu gölden akan su ile bir elektrik santrali çalıştırılıyor. Gölün bitiminde, sular 48 metreden vadi tabanındaki dik kayalara düşer. Tortum Şelalesi, özellikle bahar aylarında ve yaz başında görülmeye değer bir doğa güzelliği sergiler. Çoruh Vadisi, özellikle İspir ve Yusufeli arasında etkileyici ve ağır düzeyde erozyona uğramış kum taşı kayaları ile çevrilmiştir. Bu kayalar Yusufeli’nin yaklaşık 30 km batısına kadar devam eder. Bu etkileyici peyzaj boyunca Çoruh Nehri, mayıs-temmuz aylarında tepelerden gelen erimiş kar sularıyla birlikte, boğazlardan kıyıya doğru akar ve beyaz köpüklü su manzaraları oluşturur.

paylaş

proje

datur